: Meme Hastalıkları - Cinsel Sağlık Rehberi, cinsel sağlık, cinsellik, kadın, kadın doğum, kadin, gebe, gebelik, kadin sağlığı, kürtaj, hamile, doktor, klinik, - Blogcu




Cinsel Sağlık Rehberi, cinsel sağlık, cinsellik, kadın, kadın doğum, kadin, gebe, gebelik, kadin sağlığı, kürtaj, hamile, doktor, klinik

Daha Dik Göğüsler İçin - Meme Hastalıkları Daha Dik Göğüsler İçi

Daha Dik Göğüsler İçin - Meme Hastalıkları Daha Dik Göğüsler İçin - Meme Hastalıkları

Uzmanlara göre, ameliyat olmadan da kesinlikle dümdüz bir karna ve harika göğüslere sahip olmak artık mümk

ün.

 

Her kadın diri ve güzel göğüslere sahip olmak ister. Uyku şekli, göğüslerin formunu yıllar içinde değiştirir. İp atlama ve koşma göğüslerin sarkmasına neden olur. Doğal ürünler ve düzgün beslenmeyle diri ve biçimli göğüslere sahip olabilirsiniz. Eczanelerde reçetesiz olarak satılan göğüs büyütücü bitkisel tabletlerin içinde şevket otu, karahindi bağı, melek otu, beş parmak otu gibi bitkiler bulunuyor. Bilimadamları, bu otların yenerek tüketilmesinin de olumlu sonuç verebileceğini söylüyor.

 

Uzmanlar, daha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralıyor: "Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. İçecek olarak kahve."

 

İşte neştersiz güzelliğin sırları: Günde 2 kere, öğünler arasında 1 bardak ananas suyu için. Ananasın içerdiği maddeler dokuları gerginleştirir. Sabahları kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı bitkisel yağ, hücreleri zararlı maddelerden ve serbest radikallerden korur, sizi gençleştirir. Ayrıca her gün düzenli olarak yapılan soğuk duş ya da buz masajı bağ dokusunu güçlendirir. Göğüslerin kesinlikle formda kalmasını sağlar. Soyulmuş elma ise dekolteye tat katar. Meyve asitleri ve C vitamini kolajen üretimini harekete geçirir ve küçük kirleri temizler. Elmayı dilimleyin, dekoltenize yerleştirin. 20 dakika bekletin, soğuk suyla durulayın. Masaj, bağ dokusunu güçlendirir. Ellerinize aromatik vücut yağı sürün. Sağ elinizle sol göğsünüzü, sol elinizle de diğer göğsünüzü ovarak masaj yapın. Ayrıca, duruş çok etkilidir. Sahip olduklarınızı göstermekten kaçınmayın. Karın içeri, göğüs dışarı kuralına uyun. Omuzlarınızın vücudunuza göre orantılı olmasını istiyorsanız, her gün 1 kase yoğurt yiyin.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Meme Kanseri - Meme Hastalıkları Meme Kanseri - Meme Hastalıklar

 Meme Kanseri - Meme Hastalıkları Meme Kanseri - Meme Hastalıkları

Meme kanseri kadınların korkulu rüyası olan hastalıklardan biri. Her doğan 15 kız çocuktan biri meme kanserine yakalanıyor. Her hastalıkta olduğu gibi meme kanserinde de önemli olan erken teşhis. Erken teşhis edilen meme kanseri hastanın yaşamına

önemli etkiler yapmadan tedavi edilebiliyor.

Meme kanseri kadınların korkulu rüyası olan bir hastalıktır. Her doğan 15 kız çocuktan birisi mutlaka meme kanseri olur. Burada önemli olan kanserin erken yakalanması ve tedavi edilmesidir. Meme kanserine aday olan yada kansere yakalanma ihtimali yüksek olan hanımların öncelikle tetkiki önemlidir. Risk altındaki hanımları şöylece sıralayabiliriz.

• Evlenmemiş ve çocuk doğurmamış olanlar, 
• Emzirme süresinin kısa olması, 
• Adet görmeye erken yaşta başlaması ve ileri yasa kadar devam etmesi, 
• Anne, teyze yada kız kardeşlerde meme kanseri görülmesi, 
• Hormon tedavisi görmek, 
• Guatr, rahim hastalıkları ve şeker hastalığı bulunması.

Burada gördüğümüz gibi çok çocuk doğurmak ve emzirme süresinin uzun olması meme kanserinden koruyucu iki önemli faktörtür.

Meme kanserinden şüphelenilen hastaların doktora müracaat etme sebepleri aşağıdaki durumlardan bir ya da birkaçı nedeniyle olabilir;

  • Sancı yada acıma şeklinde tarif edilen ağrı,
  • Sertlik yada kitle fark edilmesi,
  • Meme basında basından kendiliğinden ya da sıkmayla akıntı olması,
  • Meme basının içeriye çekilmesi, ciltte çöküntü ya da portakal kabuğu görünümünde olması,
  • Meme ucunda ekzamaya benzer erezyon ve ıslaklık olması
  • Meme cildinde kızarıklık, damarlanmanın artması,
  • Memede ve kolda ödem.

Hanımların pek çoğunun yakındığı meme ağrısını hastalık durumundaki ağrıdan ayırt etmek gerekir. Bizim Mastodini dediğimiz bu ağrı herhangi bir hastalığa bağlı değildir. Tamamen fizyolojik olan hu ağrı siklusun ikinci yansından başlar ve adet görmeyle kaybolur. Hassasiyet ve gerginlik olarak tanımlanan bu ağrı daha çok memenin üst dış kadranında görülür. Özellikle iri memeli hanımlar bu ağrıyı koltuk altlarına ve omuzlarına kadar hissederler. Bu tip ağrı tamamen fizyolojiktir ve endokrin sistemin dengede olduğunun kesin bir belirtisidir. Bu durumlarda herhangi bir hormon tedavisi kesinlikle uygulanmaz. Basit bir ağrı kesici yeterlidir. Memenin enfeksiyonları daha çok süt verme döneminde görülür. Meme ucundaki çatlaklardan giren mikroplar memede kızarıklık ve ağrı ile enfeksiyona yol açarlar, İyi tedavi edilmezse apseleşirler. Doktorların uzun süren bir meme enfeksiyonunu kanserden ayırdetmesi çok önemlidir.

Bu tür lezyonlardan mutlaka biyopsi alınmalıdır. Kız çocuklarda genellikle 9-10 yaşlarında meme tomurcukları gelişir. Bazen 6 yaş civarında bir memede bu tomurcuk gelişir. Bunu tümör zannederek aileler telaşlanır. Bu erken gelişmeye başlamış bir memeden başka bir şey değildir. Yanlışlıkla biopsi yapılması çocuğun ilerdeki bir memesinin olmamasına yol açar.

Meme başı akınıtıları da kadınların sık görülen dertlerinden biridir. Bu akıntılar sarı, gri, yeşil yada kahverengi kanlı olabilirler. Akıntı kendiliğinden gelebildiği gibi. sıkmakla da meme uçunda görülür, Bazen süt verme kesildikten sonra bile süt salgısı devam edebilir. Doktorlar bu tip akıntılar selim hastalıktan mı yoksa meme kanserinin bir belirtisi mi olduğunu ayırt etmek zorundadır.

Özellikle kanlı meme başı akıntıları titizlikle incelenmelidir.

Meme başındaki ve çevresindeki çatlaklar ülserler ve akıntılı egzamaya benzer yaralarda da kanser şüphesini daima ekarte etmek gerekir. Bu tür lezyonlardan mutlaka biopsi alınmalı ve kanser olmadığı kanıtlanmalıdır.

Yukarıda saydığımız ağrı, kitle, meme başındaki çatlaklar, meme başı akıntısı gibi kanser şüphesi uyandıran tüm lezyonlarda mutlaka biopsi yapılmalıdır. Tüm radyolojik ve laboratuar tetkikler memede ki bir lezyonun kanser olup olmadığını ayıramaz. Meme kanserinde biopsiden başka kesin tanı yöntemi yoktur diyebiliriz. Hanımların memelerini kendi kendilerine kontrol etmeleri, erken meme kanseri tanısında çok önemlidir. Bunun için öneriler şunlardır.

• Her ay belden yukarı tamamen çıplak olacak şekilde bir aynanm karşısında memelere bakılması, meme uçlarından birinin dışa veya yukarıya bakması uyarıcı olmalıdır. 
• Memelerdeki damarlanma, kızarıklık olup olmadığı ve ödem dediğimiz şişkinlikler kontrol edilmelidir. 
• Her iki koltuk altında ki lenf bezlerinin parmaklarla kontrol edilmesi 
• Her banyoda özellikle sabunlu iken memeler elle muayene edilmelidir. Devamlı yapılan bu muayene ile her hanım kendi memesinin yapısını öğrenir ve farklı oluşumları erkenden fark eder.
  • Anne, kız kardeş gibi akrabalıklarında kanser olanlar mutlaka doktor kontrolüne gitmelidir.
  • 40 yaş üstündeki hanımların her altı ayda bir doktor muayenesi ve mammografi ile tetkiki gelişmiş ülkelerde uygulanan, meme kanserini erken teşhis etmeye yönelik bir uygulamadır.

Şurasını unutmamak gerekir ki; meme kanseri erken teşhis edildiğinde ve uygun tedavi edildiğinde kesinlikle korkulacak bir hastalık değildir. Önemli olan lezyonun erken yakalanmasıdır, Uygun tedavi edilen hastalar normal ömürlerini yaşarlar.

Yazar: Cerrah.net

Yorum (yok) Yorum yaz!

Meme Başı Akıntısı - Meme Hastalıkları Meme Başı Akıntısı - Meme

Meme Başı Akıntısı - Meme Hastalıkları Meme Başı Akıntısı - Meme Hastalıkları

Meme başı akıntısı , memede kitle ve ağrı şikayetinden sonra karşımıza çıkan bir sorundur.Meme ile ilgili nedenlerle polikliniğe başvuran hastalarda bu oran %3-5 olup, bu sebeple meme ameliyatı geçirenlerin oranı ise %7-8’i oluşturmaktadır.Yaş olarak da en sık 25-45 yaşları arasında görülür.

Meme başı akıntısı daha çok iyi huylu hastalıklarla birlikt

e olmasına karşın akıntının bir memeden ya da her iki memeden olması, kendiliğinden veya uyarımla olması, sürekli ya da aralıklı olması, tek bir kanaldan ya da birçok kanaldan akıntının gelmesi, akıntının kanlı veya kansız olması altta yatan olası kötü hastalığı ortaya çıkarmak açısından önemli noktalardır.

Adet döneminin başlamasından itibaren gebelikte,laktasyonda(süt verme dönemi) ve menopoz sonrası dönemde memelerde fonksiyonel(beklenen) ve patolojik(normalin dışında) değişiklikler olur. Bu patolojik değişikliklerden birisi de meme başı akıntısıdır, gebelik ve laktasyon dışında ortaya çıktığında patolojik olarak kabul edilir.

Meme başı akıntıları genel olarak üç grup altında incelenebilir;

  • Galaktore
  • Kansız akıntı
  • Kanlı akıntı

    GALAKTORE

    Her iki memeden, spontan (kendiliğinden) olarak, tüm kanallardan sütlü akıntı gelmesi galaktore olarak adlandırılır. Memelerden sütlü akıntı gelmesi gebelik sırasında veya gebelik bittiğinde görülebilir.Bu yaklaşık iki yıl kadar sürebilir ve emzirme bittiğinde kesilir. Gebelik veya emzirme olmaksızın memelerden sütlü akıntı gelmesi fizyolojik, farmakolojik (ilaçlara bağlı) veya endokrinolojik (hormonal) nedenlere bağlı olabilir.

    Fizyolojik olarak;aşırı meme manüplasyonu (elle uyarılması), meme başlarının emilme şeklinde uyarılması buna yol açabilir. Tanı ve tedavi için uyarı kesilerek akıntının devam edip etmediğine bakılır.

    Farmakolojik nedenler ise başka problemler nedeniyle kullanılan ilaçların galaktoreye sebep olmasıdır. Bu ilaçlar arasında en sık ülser ilaçları, doğum kontrol ilaçları, antiemetikler (bulantı giderici ilaçların bir kısmı) ve antidepresanlar sayılabilir. Ayrıca kronik morfin kullananlarda da görülebilir.

    Endokrinolojik sebeplere gelince bir grup kadında galaktorenin sebebi kolayca açıklanamaz. Böyle durumlarda serum prolaktin seviyesi oldukça yardımcıdır. Prolaktin, hipofiz ön lobundan salgılanan bir hormondur. Görevi memeden süt salınımını sağlamak, diğer hormonlarla birlikte memenin gelişimine katkıda bulunmaktır.

    Gebelik sırasında prolaktin seviyesi yükselerek doğumdan hemen sonra 200 ng/ml ye ulaşır. Gebelik ve doğum olmaksızın prolaktin seviyesindeki artış hipofize ait tümoral bir kitleyi düşündürmelidir. Hastalarda kitleye bağlı baş ağrısı ve görme bozukluğu vardır. Tanı için görme alanı muayenesi yapılır.Kafa grafisi ile büyük bir hipofizer kitle ortaya çıkarılabilir. Daha küçük kitleler için bilgisayarlı tomografi ya da magnetik rezonans çekilebilir. Kitlenin boyutuna ve medikal(ilaç) tedavisinin sonucuna göre cerrahi eksizyon ve radyoterapi(ışın tedavisi) planlanabilir.

    Bunların dışında hipotalamik kitleler, enfeksiyonlar, vasküler (damarsal) ya da dejeneratif hasarlar, ektopik (normal yeri dışında) prolaktin salgılayan bronkojenik karsinoma, göğüs duvarına ait lezyonlar; herpes zoster, cerrahi skarlar da galaktoreye sebep olabilir.

    Eğer galaktore kontrol altına alınamıyor, hastanın sosyal ve seksüel yaşamını etkiliyorsa ayrıca gelecekte gebelik planı yoksa cerrahi ile tüm kanallar çıkarılabilir.

    KANSIZ AKINTILAR

    Pürülan Akıntılar: Sıklıkla çocuk emzirme döneminde görülmekle beraber postmenapozal kadınlarda da görülebilir. Memede ağrı, huzursuzluk ve bir çok kanaldan kaynaklanan, spontan, tek taraflı akıntı enfeksiyon (iltihap) belirtileri ile birlikte mevcuttur. Enflamasyona ait klinik ve laboratuar bulguları ile tanı koyulabilir.

    Tedavi için kültür alınarak uygun antibiyotik ve antiinflamatuar (iltihap giderici) verilir. Eğer apse oluşmuşsa insizyon ve drenaj gereklidir. Ayrıca inflamatuar kanser açısından dikkatli olmak gerekmektedir.

    KANLI AKINTILAR

    Bu hastalarda sıklıkla

  • %48.1 İntraduktal papillom
  • %32.9 Fibrokistik değişiklik
  • %14.3 Kanser
  • %4.8 Duktal ektazi
    saptanmıştır.

    Meme duktus ektazisinde (meme kanallarının genişlemesi) bu tür akıntı görülür.Bu grupta akıntılar farklı renklerde ,spontan , yapışkan ,bilatera l(iki taraflı) ve bir çok kanaldan olur. Çocuk doğurmuş, meme başı uyarımı olan, 37-53 y. arasında ki kadınlarda daha sıklıkla görülür. Akıntı sıklıkla farklı renklerde karşımıza çıkarken genellikle yeşil hakimdir. Sırasıyla sarı, beyaz ,kahverengi-gri ve kırmızımsı kahverengi olabilir. Bu son renk kanlı akıntı ile karışabilir.

    İntraduktal papillomlar da bu tür akıntılara sebep olabilir.Genellikle 20-40 yaşlarında görülürler. Çoğunlukla meme başına yakın bir kist ya da genişlemiş bir duktus içinde gelişen genellikle 1 cm’ den küçük lezyondur. Bazen papillomlar birçok duktusda ve duktusun farklı yerlerinde de olabilir. Fizik muayene ile akıntının geldiği duktus saptanmaya çalışılır. Tanıda mamografi yalnız başına yetersizdir. Duktografi (kanallardan ilaç verilerek görüntüleme) ve histopatolojik (parçanın alınarak mikroskop altında incelenmesi) tanıda önemlidir.

    Bu akıntılar sıklıkla kanserle veya prekaseröz mastopati ile birliktedir. Akıntı tek taraflı , tek kanaldan kaynaklanıyor, kitle var ise sitolojik ve mamografik bulgular da değerlendirilerek kanser ayırıcı tanısına gidilmelidir

    Akıntı serösanginöz (sulu-kanlı gibi) ya da kanlı ise 50 yaşın altında iyi huylu olma olasılığı artarken, 50 yaşın üstünde kötü bir hastalık ile birlikteliği sıktır. Yaş artışı ve kitle varlığı kanser olasılığını akla getirmelidir.

    Meme başı akıntısında hastaya yaklaşım ve tanı yöntemleri ne olmalıdır ?

    Eğer akıntı çamaşır üzerinde spontan fark edilmişse bu hastanın aktivasyonu örneğin jimnastik sonrası fark edilenden daha önemlidir. Akıntının menstruel siklus (adet kanamaları), ovulasyon ve mevcut gebelik ile ilişkisinin olması nonkanseröz (kanser dışı) lezyon ayırımında önemlidir. Akıntının rengi, travma (hasara maruz kalma), cerrahi, herpes zoster gibi enfeksiyonlarda ayırıcı tanıda önemlidir. Hikayede ilaç kullanımı araştırılmalıdır.

    Hasta yaşı ve ailede kanser hikayesi meme kanseri gelişiminde artmış bir risktir. Tüm menapoz sonrası akıntılar önemlidir.

    Her iki memenin fizik muayenesi nazik ve dikkatli biçimde yapılmalıdır. Akıntının geldiği kadranın demonstrasyonu önemlidir. Akıntının rengi ve konsantrasyonu gözlenir. Sitoloji yapılabilir fakat yalancı negatif sonuç oranı yüksektir. Sitoloji şüpheli, kitle tespit edilememişse kesin tanı için akıntının geldiği meme duktusu çıkarılarak tanıya gidilmelidir. Tüm palpe edilen (ele gelen) kitlelerde ince iğne aspirasyon biyopsisi gereklidir. Histopatolojik tanı daha değerlidir ve bizi kesin tanıya götürür. Mammografi öncelikle yapılmalıdır. Duktografi özellikle intraduktal papillom tanısında yardımcı olabilir.

    Sonuç olarak tek taraflı, kendiliğinden olan, kanlı akıntılarda mutlaka tanının konması gerekmektedir.Ayrıca unutmamamız gereken önemli bir nokta ise, akıntının gelip gelmediğini kontrol için kesinlikle meme başını uyarmamalıyız. Akıntı var ise zaten gelecektir
  • Yorum (yok) Yorum yaz!

    Meme Küçültme Ameliyatı - Meme Hastalıkları Meme Küçültme Ameliy

    Meme Küçültme Ameliyatı - Meme Hastalıkları Meme Küçültme Ameliyatı - Meme Hastalıkları

    Meme Küçültme Ameliyatı (Reduction Mammaplasty) estetik göğüs ameliyatları içerisinde temelde göğüs dikleştirme ameliyatlarına çok yakın bir ameliyattır. Meme küçültme ameliyatının (reduction mammaplasty) tek farkı bu ameliyatta meme dikleştirilirken memenin içerisindeki bezlerden ve yağlardan bir kısmı ve bir miktar deri de alınarak yapılması. Böylece meme hem küçülür hem de şekli düzeltilir.

     

    GÖĞÜS ESTETİĞİ VE MEME KÜÇÜLTME AMELİYATI

     

    Meme dikleştirme ameliyatında söylediklerimi meme küçültme ameliyatını (reduction mammaplasty) anlatırken de aralarda tekrar edec

    eğim. Aynada göğüslerinize bakın. Eğer meme uçlarınız meme katlantı çizginizin üzerindeyse herşey yolunda demektir. Eğer bu çizgi seviyesine inmişse hafif, bu çizginin altında ise ileri derecede meme sarkıklığınız var denebilir. Özellikle tam aşağı bakan meme uçları durumun ağırlığını gösterir.

     

    Aşırı büyük göğüslerin sebep olduğu bazı sağlık problemleri de var. Örneğin bu insanların hemen hepsinde ciddi bel ağrıları ve omurga problemleri görülür. 4-5 kg ağırlığında bir yükü boynunuza asın ve bu yükle bir kaç dakika ayakta durun neden olduğunu anlayacaksınız.

     

    Büyük göğüslerin altında genellikle pişikler oluşur. Hatta bu pişikler bazen açık yaralara dönüşebilir. Aşırı büyük göğüslerin neden olduğu psikolojik sorunlarda hep göz ardı ediliyor. Özellikle ergenlikte aşırı büyüme gösteren göğüsler (gigantomastia) hastalarda uyum sorunları doğurabilir.

     

    GÖĞÜSLER NEDEN SARKAR?

     

    Bunun bir çok nedeni olabilir. Yaşlanmaya bağlı hormonal nedenler ile meme dokusunda azalma olur. Bu da memenin içinin boşalmasına ve sarkmasına neden olur. Emziren annelerin göğüsleri de sarkmaya daha meğilli olur. Mememler süt dolu olunca büyürler, emzirmeyle boşalırlar. Bu defalarca tekrarlanınca memeler doğal olarak sarkar. Ayrıca yerçekimi memeleri aşağı doğru çekerek sarkmalarına sebep olur. Bazı durumlarda ise sarkıklık çok erken yaşlarda başlar ve tamamen memeyi taşıyan bağların doğuştan zayıf olmasından kaynaklanır.

     

    AMELİYATSIZ ÇÖZÜMLER OLABİLİR Mİ?

     

    Maalesef. Sarkmış göğüsleri toparlayacak bilinen bir yöntem henüz yok. Memelerin göğüs kaslarının zayıf olmasından sarktığını ve spor ile dikleşeceklerini düşünmeyin. Anatomik olarak göğüs kasının ve meme sarkmasının bir alakası yok. Spor ile vücudunuzda bir çok iyileşme sağlayabilirsiniz ama meme dikleştirmek bunlardan biri değil.

     

    AMELİYAT: KESİLER VE İZLER:

     

    Meme dikleştirme ameliyatı aslında iyi yapılırsa çok iyi sonuç veren bir operasyon. Memeye yeniden şekil vermek, sarkıklığı tamamen gidermek, aynı anda da memeyi büyültmek ya da küçültmek mümkün.

     

    Ama bütün bunların bedeli memede bırakılan izler oluyor. Henüz iz bırakmadan meme dikleştirebilecek bir ameliyat tekniği bilinmiyor.

     

    Kullanılan teknikler meme ucunun deri ile birleştiği bütün çevresi boyunca ve meme altına doğru uzanan bir iz bırakıyorlar. Bu iz klasik tekniklerde meme altında da devam ediyor ve alttaki katlantı çizgisinde devam ediyor. Daha yeni tekniklerde bu alt iz yapılmıyor.

     

    Genellikle meme ne kadar sarkıksa bırakılan izlerin o kadar uzun olacağını kabul edebiliriz.

     

    GÖĞÜS DİKLEŞTİRME ve GÖĞÜS BÜYÜLTME AMELİYATLARI ARASINDA NE FARK VAR?

     

    Temelde tek fark birinde meme dokusunun alınarak memenin küçültülmesi diğerinde sadece sarkıklığın giderilmesi. Teknik olarak her iki ameliyat birbirine çok yakın.

     

    KİMLER BU AMELİYATI OLMALI:

     

    Aslında yapılan ameliyat bir estetik problemin (sarkıklık) bir diğerine (iz) dönüştürülmesi olarak görülebilir. Dolayısı ile bu ameliyat herkes için uygun olmayabilir. Eğer göğüslerinizdeki sarkıklık orta derecede ise, eğer izlerden ciddi şekilde rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız bu ameliyatı olmayın. Ama ciddi derecede sarkık göğüsleriniz varsa ve hiç bir şey bundan daha kötü olamaz diyorsanız bu ameliyat size uygundur. Ameliyat sonunda dimdik ve şekilli, istediğiniz boyda göğüsleriniz olacaktır.

     

    İzlerden ne kadar rahatsız olunacağı da çok kişisel bir konu. Benim gözlemim gerçekten sarkık göğüslü hastalarım bu izleri benim beklediğim kadar dert etmiyorlar. Ben bu ameliyatı çok seçerek yaptığım için bu güne kadar da izlerimden çok mutsuzum diyen hastam olmadı. Ama bu ameliyatın diğer ameliyatlara göre daha fazla iz bıraktığını ve bu izlerin ne derece belirgin olacağının biraz da hastanın iyileşme faktörleri ile ilgili olacağını unutmamak gerekiyor.

     

    DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR:

     

    Büyük göğüsler daha fazla süt verir. Böyle bir ilişki kurmak doğru değildir. Süt üretimi hormonal etkilere bağlıdır ve A cup bir anne ikiz bebeklerini rahatlıkla emzirebilirken, D cup bir annenin hiç sütü gelmeyebilir.

     

    Büyük göğüslerde meme bezi fazla olduğu için kanser ihtimalide artar. Bu da doğru değildir. Memesi olan her canlı meme kanseri olabilir. İhtimal daha çok aile hikayesi, hamilelikler, ilaç kullanımı gibi faktörlere bağlıdır.

     

    SIK SORULAN SORULAR:

     

    Bu ameliyattan sonra emzirebilir miyim?

     

    Bu soruya kesin evet demek zor ama belli teknikler kullanılırsa büyük bir olasılıkla normal bir şekilde emzirebilirsiniz. Emzirme için önemli olan meme ucunun, süt kanallarının ve süt bezlerinin ameliyat sırasında hiç ellenmemiş olmasıdır. Yani meme ucunu zeminden kaldırıp yukarı taşırsanız (böyle teknikler var örneğin) emzirememe ihtimaliniz yüksek olacaktır. Ama “central pedicule” olarak bilinen teknik kullanılırsa meme ucu, kanallar ve bezler tek bir parça olarak tutulur ve emzirmenizde bir sorun çıkmaz.

     

    İzsiz meme küçültmek mümkün mü?

     

    Genellikle hayır. Çok nadir durumda sorun sadece büyüklükte ise ve memeler hiç sarkmamışsa liposuction ile memeler biraz küçültülebilir. Ama bu küçülme hem çok sınırlı olur hem de göğüslerin bir miktar sarkmasına sebep olur.

     

    İzler beni ne kadar rahatsız eder?

     

    Eğer sırt ağrılarından şikayet edecek kadar iri göğüsleriniz varsa bu izleri kabul edilir bulma hatta sonuçtan çok memnun olma ihtimaliniz çok yüksektir. Ama sadece küçük göğüsleri beğendiğiniz için şekli ve büyüklüğü sizi rahatsız etmeyen göğüslerinize bu ameliyatı yaptırmayın.

     

    KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR:

     

    Bu ameliyat sonrasında karşılaşabileceğiniz sorunlar meme dikleştirme ameliyatındakilere çok yakın ve riskler nisbeten biraz daha fazla. Bunların başında, her ameliyatta olduğu gibi kanama ve enfeksiyon var.

     

    Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı neredeyse yok. Kanama memenin bir kenarında kan birikmesi yani hematom şeklinde olabilir. Doktorunuz sizi yeniden ameliyathaneye alarak bu birikmeyi temizlemek ve kanamayı, eğer devam ediyorsa, durdurmak isteyebilir..

     

    Aynı şekilde ameliyattan sonra beşinci gün civarında tek taraflı bir şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Yine çözüm enfeksiyonun temizlenmesi ve tabii antibiotik tedavisi olacaktır.

     

    Cilt kaybı, yine nadir olmasına rağmen görülebilecek komplikasyonlar arasındadır. Genellikle ameliyattan sonra sigara içen hastalarda gözükür. Özellikle çok büyük memelerin küçültüldüğü ameliyatlarda bu risk daha artar. Deri siyah renkli sert bir şekil alır ve uzun süre pansuman yapılması gerekebilir. Bu süreyi kısaltmanın bir yolu da küçük bir müdahele ile ölü cildin temizlenmesidir. Aynı deri problemi göğüs ucunda da görülebilir. Bir müddet pansuman sonucunda bu tür problemler genellikle tahminlerin ötesinde iyi iyileşirler. Sakın bir şey olmaz diye sigaraya başlamayın. Ameliyattan sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu unutmayın.

     

    Yara iyileşme problemleri genellikle ameliyatta kullanılan kalın dikişlerden kaynaklanır. Genellikle bir kaç günlük pansumandan sonra iyileşirler.

     

    Estetik sorunlar: Asimetri bu ameliyattan sonra karşılaşılabilecek sorunlar arasında. Ciddi asimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir. Bu ameliyatın sonucunda meme şeklinizi hiç beğenmeme olasılığınız da tabi her zaman var. Bu durumda da bir ikinci ameliyat şansınız var. Genllikle asimetrileri düzeltmek kolay oluyor. En zor düzelen deformiteler meme ucunun gereğinden fazla yukarıya kaldırıldığı durumlardır. Göğüsleri cerrahi olarak kaldırmak kolayken sarkmalarını sağlamak çok daha zor olmakta.

     

    İPUÇLARI:

     

    * Ameliyat öncesi mutlaka bir kontrol mamogramı çektirin ve saklayın.

     

    * Aynanın karşısına geçin ve göğüslerinizin ne kadar sarktığına karar verin. Eğer meme ucunuz meme altınızdaki katlantı çizgisinin altına inmişse ameliyat için iyi bir adaysınız demektir.

     

    * Bu ameliyat ile memelere mükemmele yakın şekil verilebilir ama memede izler kalması kaçınılmazdır.

     

    * Göğüsler ne kadar sarkıksa kalacak olan ameliyat izi de o kadar çok olacaktır.

     

    AMELİYAT ÖNCESİ VE SONRASI SİZİ NELER BEKLER:

     

    Bu büyüklük ve zorluk olarak orta sıralarda bir ameliyat. Ağrılı bir ameliyat değil. Genellikle hastalar aynı gün taburcu olabiliyorlar ve 3-4 gün sonra işlerine dönebiliyorlar.

     

    İlk gece nispeten sıkıntılı geçebilir. Genellikle ağızdan alınacak basit bir ağrı kesici yeterli olur. Bu ameliyat ciddi morarmanın ve şişliklerin beklenmediği bir girişimdir.

     

    Çalışıyorsanız bu ameliyat için bir haftanızı ayırmak en doğrusu olacaktır. Bir haftanın sonunda neredeyse normale dönmüş olursunuz.

     

    AMELİYATIN KARNESİ:

     

    Anestezi şekli: Genel.

     

    Ameliyat nerede yapılmalı: Bir hastanede ve ameliyathanede.

     

    Ameliyat süresi: 2 saat.

     

    Hastanede yatış süresi: Aynı gün taburcu olunabilir.

     

    Ameliyat sonrası ağrı sıkıntı: Bir kaç gün hafif bir sızlama olabilir. Özellikle ilk bir kaç gün kol hareketlerinde hafif ağrı olur. Genellikle ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.

     

    Şişme, morarma: 5-10 gün arasında, orta derecede.

     

    Dren: Düşük bir ihtimalle drenler kullanmak gerekir. Drenler ertesi gün alınır.

     

    Pansuman: 3-4 günde tamamen çıkarılıyor.

     

    Sütyen: 4 hafta yumuşak sporcu sütyeni kullanmak gerekiyor.

     

    Dikişler: Genellikle her memede sadece bir tek alınacak dikiş oluyor ve bu dikiş 10. gün civarında alınıyor.

     

    Ne zaman işe dönülebilir: 3-7 gün.

     

    Araba kullanmak: 3-4 dört gün sonra, özellikle kol hareketlerindeki hassasiyet azaldığında araba kullanılabilir.

     

    Günlük hayata dönüş: Ameliyattan sonraki bir kaç gün kol hareketlerinde hafif ağrı olur. Bu memenin üzerinde bulunduğu göğüs kaslarının hareketleri ile oluşan ağrıdır. İlk bir kaç hafta ağırlık kaldıramaz, eğer küçük çocuğunuz yada bebeğiniz varsa onları kucağınıza ancak otururken alabilirsiniz.

     

    Spor: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3-4 hafta sonra koşuya başlanabilir. Kolların kullanıldığı fitness, tenis gibi sporlara 4-5 hafta sonra başlanabilir.

     

    Son şekil: İzlerin iyileştiğini farz ettiğimiz altıncı ay civarında.

     

    Dr. Teoman Doğan
    Adres : PS. Clinic İş Kuleleri Kule 2 Kat 9
    4. Levent 80620 / İSTANBUL
    Telefon : 0 (212) 284 55 44



    Yazar: Dr. Teoman Doğan

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    Göğüs Büyütme Ameliyatları - Meme Hastalıkları Göğüs Büyütme Ame

    Göğüs Büyütme Ameliyatları - Meme Hastalıkları Göğüs Büyütme Ameliyatları - Meme Hastalıkları

    Göğüsler, meme dokusu altına yerleştirilen ve genellikle silikon yapısında olan meme protezi ile büyütülebilmektedir. Meme büyütme ameliyatı için başvuran hastalar genellikle ulaşmak istedikleri meme büyüklüğünü tarif etmede güçlük çekerler. Sıklıkla, istedikleri sütyen numarasını söylerler (85, 90 gibi). Ancak çeşitli

    sütyen markaları, farklı büyüklükte olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın beklentisinin çok iyi saptanması, bunun yanında olabilecek farklı büyüklükler ve sebepleri (örneğin küçük yaşlardan beri çok küçük olan göğüslerin çok fazla büyütülmesi bir ameliyatta mümkün olmayabilir çünkü derinin belirli bir oranda esneme kabiliyeti vardır, bu toleransın çok zorlanması, komplikasyona- dikiş açılması, kapsül kontraktürü gibi- yol açabilir).

     

    Hastalar ameliyat öncesi aspirin almamalı, vücudun herhangi bir yerinde enfeksiyon olmamalıdır. Kırk yaşın üzerindeki hastalarda özellikle ailede meme kanseri hikayesi varsa ameliyattan önce mamografik inceleme yapılmalıdır. Meme büyütme amacı ile günümüze kadar parafin, lastik, sünger gibi çok çeşitli yabancı maddeler yanında, hastanın kendi dokuları da kullanılmıştır. Yabancı maddelerin büyük kısmında reaksiyon olusumu ve atılım görülmüş, vücut dokularında ise zamanla erime ve küçülme ortaya çıkmıştır. İlk defa 1963 te silikon protezlerin kullanımıyla, bu alanda yeni bir çığır açılmıştır. Günümüze kadar silikon protezlerde çok önemli gelişmeler sağlanmış ve daha uzun süre dayanan ve çok daha az rahatsızlıklara neden olan protezler üretilmiştir.

     

    Ameliyata karar verildikten sonra, hasta ile ayrıntılı bir görüşme yapılıp hastanın beklentileri belirlenir. Ameliyatın riskleri anlatılır. Aspirin alımı ameliyattan 10 gün önce kesilmelidir. Ayrıca yine sigara içiliyorsa, 10 gün önce kesilmelidir. Meme protezinin, kansere neden olmadığı birçok yabancı bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. Bu araştırmalarda, 20-30 yıl gibi uzun süreler takip edilen hastalar incelenmiş ve meme protezi konulan hastalarda normal kadınlara göre meme kanseri oluşma oranı farklı çıkmamış hatta biraz daha düşük olduğu belirlenmiştir. Meme protezinin yerleştirileceği cebin açılması için üç değişik ulaşım yolu vardır. Bunlar: meme başı etrafı, meme altı ve koltuk altıdır. Teknik olarak en basit olanı meme altı kesisidir. Ancak bu metodun olumsuz tarafı, diğerlerine göre daha çok belirgin görülebilen bir iz bırakmasıdır. Ancak izin fazla belirgin olması halinde ikinci bir ameliyat ile azaltılması olasıdır. Meme başı halkası etrafından yapılan kesi ise en az iz bırakanıdır. Bunun olumsuz tarafı ise, teknik olarak biraz daha zor olması ve özellikle küçük çaptaki meme başı halkası durumunda ( 3 cm ve altı) protezi yerleştirmenin çok zor olmasıdır. Son dönemde özellikle ABD de en popüler yöntem içi su dolu olan protezlerin koltuk altından kas altına yerleştirilmesi.sıkça kullanılan ve endoskopik yöntemler ile gerçekleştirilen bu teknikte meme üzerinde kesi yapmaya gerek kalmıyor ve hiçbir iz bırakılmamış oluyor.

     

    Aynı ameliyatta karın germe ameliyatı da yapılacak ise, bu durumda meme etrafı veya üzerinde herhangi bir kesi yapılmasına gerek kalmaz. Karın germe için yapılan göbek altındaki kesiden meme altına ulaşılarak protezler yerleştirilebilir.

     

    1- Bu ameliyatta neler yapılır?

     

    Bu operasyonda içi silikon veya sıvı ile dolu meme protezleri kullanılır. Bunlar değişik hacimlerde olup hastanın istekleri ve doktorun tavsiyeleri doğrultusunda uygulanacak hacim tespit edilir. Seçilen protezler, koltuk altından, meme altındaki kıvrım çizgisi üzerinden veya meme ucu etrafındaki renkli bölgenin (areola) sınırından küçük birer cilt kesisi yapılarak yerleştirilir. Protez hemen meme dokusunun altına veya göğüs kasının arkasına yerleştirilir. Her iki şekilde de hastanın süt bezleri korunduğundan çocuk emzirmede bir problem olmayacaktır.

     

    2- Kimler bu ameliyat için uygun adaydır

     

    Doğuştan meme dokusu hiç yok veya çok küçük ise, aşırı kilo kaybı veya doğuma bağlı meme dokusunda ileri derecede sarkma ve hacim kaybı varsa, her iki meme arasında büyüklük ve şekil farklılığı (asimetri) varsa, kanser ameliyatına bağlı olarak memelerin biri veya her ikisi alınmışsa veya kendi gözünüzde memeleriniz küçük görünüyorsa meme protezi operasyonu için aday olabilirsiniz.

     

    3- Ameliyat hakkında bilgi

     

    Operasyon 1-2 saat kadar sürer. Sedasyon eşliğinde lokal anesteziyle veya genel anesteziyle yapılabilir. Hasta genellikle aynı gün taburcu edilir. Bazen 1-2 gün yatması gerekir. Hasta sigara içiyorsa ameliyattan en az 2 hafta önce bırakması ve ameliyattan sonra en az 15-20 gün hiç içmemesi tavsiye olunur.

     

    4- Ameliyata bağlı normalde beklenen rahatsızlıklar nelerdir

     

    Ödeme bağlı ameliyat bölgesinde şişlik, meme başı duyusunda değişiklik, ciltte geçici çürükler, birkaç hafta boyunca göğüslerde ağrı ve hassasiyet artışı.

     

    5- Ameliyatın riskleri vardır ve önceden bilinmesi gerekir

     

    İnfeksiyon, sıvı birikimi (seroma), memelerde asimetri, göğüslerde sertleşme (protez etrafında kapsül oluşumuna bağlı), nadiren protez materyalinin yırtılması ve bunlara bağlı olarak ikinci bir ameliyatın gerekliliği. Meme protezlerinin ana maddesi olan silikonun kanser yapıcı etkisi olduğu halen kanıtlanmamıştır. Ancak kişinin kendisinde mevcut olan kansere yakalanma riskini arttırmadığı rahatlıkla söylenebilir. Meme dokusu içinde silikonun varlığı ancak mamografik tetkiklerde zorluk yaratabilir. Bazen meme başı ve göğüs cildindeki duyu değişiklikleri (hassasiyet artışı veya hissizlik) kalıcı olabilmektedir.

     

    6- Normale dönüş

     

    Hasta ameliyattan birkaç gün sonra sütyen giyerek işbaşı yapabilir. Dikişler 5-10 gün arasında alınır. Göğüslerle fiziksel kontakt en az 3-4 hafta sonra olmalıdır çünkü bu süre içinde temas ağrı meydana getirebilir. Pembe ameliyat yara izinin solarak gözden kaybolması aylardan birkaç yıla kadar sürebilir. Sonuçların sürekliliği değişkendir. Bazı durumlarda protezlerin tamamen çıkartılması veya yenileriyle değiştirilmesi gerekebilir.

    Yazar: Http://www.worldmedline.com

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    Bilgi,Tarih,Edebiyat var mısın yok musun Mobile Phone müzik dinle Hair Style Komedi Dükkanı Film Tanıtım,Film Tanıtımı Hollywood Stars photos Yemek Tarifleri Emo Girl Döviz Fiyatları Altın Fiyatları